Feneryolu’na taşındık sonunda. Ölçeğimiz küçüldü, mahalle tadını da ha yakaladık, ha yakalayacağız. Kameriye yapmışlar zamanında buralara, oturduğumuz apartman dairesi ona bakıyor. Pek güzel, yemyeşil.
Evi döşeli olarak kiraladık yine, Etiler’deki gibi. Kendi mobilyalarımızı daha sonra getirip başka bir eve geçeceğiz yaza doğru.
Yeni evimizden ofise gideceğim ilk sabah, bir taksi durağı telefonu bulabilmek için buzdolabına başvurdum, ev-vet: Bir önceki kiracı bana “Feneryolu Taksi Durağı”nın telefonunu bırakmıştı. Yaşasın!
Gelen şoför ile ofise kadar lak lak ederken, mahalleye yeni taşınmışsam madem onların durağının telefonunu nasıl bulduğumu sordu. Ben de buzdolabının sihrinden bahsettim. Adamcağız birden arkaya dönüp, “Sizden önceki kiracı size buzdolabını da mı bırakmış???” dedi.
Hay Allah, eşyalı ev detayına girdik mecburen sabah sabah!
Akıllı soru derim ben buna.
Şimdilik Feneryolu Taksi Durağı’ndan memnunum, evet. :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder